Felsefe Ansiklopedisi                                                       Kurtuluş Cephesi İnternet Sayfası

kurcephe@kurtuluscephesi.org
erisyay@kurtuluscephesi.org

ALEVİLİK :

      (Tr. Toplumbilim) İslam peygamberi Muhammed'in damadı Ali'den yana olanların tutumu... Alevilik (Fr. Alevisme) ilkin Ali'yi sevmek anlamında ve bir siyasal parti olarak belirmiştir. Peygamber Muhammed, Ali'yi sever ve tutarmış, ölümünden sonra da kendi yerine geçirmek istemiş. Peygamber, İslam'ın bütün şerefli işlerinde özellikle Ali'yi görevlendirirmiş. Peygamberin ölümünden sonra Ali'yi Halife yapmek isteyenler Şia adı altında partileşmişler, Ali'ye karşı olanlar da Havariç adı altında toplanmışlardır. İslamlığın ilk yıllarında, özellikle Ebu Bekir ve Ömer'in Halifelikleri sırasında, sadece siyasi çekişmelerle sürüpgiden Alicilik, sonraları İran'dan gelen toplumcu akımlarla İslamlığın boşluklarından doğan gizemci düşüncelere en uygun bir barınak olmuş ve düşünsel bir öğreti biçimine dönüşmüştür. Ne var ki bu öğreti de iç çelişmelerle çeşitli anlayışlara bölünmüştür. Bu anlayışın içinde Ali'yi Tanrılaştıranlar bile türemiştir. Alevilik; Orta Asya'da, Hindistan'da, Yemen'de, İran'da, Suriye'de ve Anadolu'da pek güçlü bir varlıkla yayılmış, günümüze kadar sürüpgelmiştir. Anadolu'da kızılbaşlık, tahtacılık adları Alevilik'le eşanlamlıdır. İran'da da Alevilere göranlar denir. Aleviler kendilerini sofi (gizemci) adıyla adlandırırlar.Şiiliğe göre Ali, Tanrı'nın dostu anlamında veli (Ar. Vali Allah)'dır. Buysa onu sadece bir nebi (peygamber) olan Muhammed'e üstün kılar. Ali'nin Tanrılığı, Abd Allah b.Saba'nın kendisine, Tanrı'nın niteliklerinden biri olan Ali niteliğini kasdederek "Sen osun" demesiyle filizlenmiştir. İmamlığı da, Peygamberin : "Ben kimin efendisiysem Ali de onun efendisidir" sözüne dayanır. Gizemcilik, Ali'nin şu sözlerinden güçlenmiştir : "Ben her akşam Peygamberin evine giderim. Peygamber birçok ayetleri bana yazdırır, gizli anlamlarını açıklardı". Şia partisine bağlı olanlara göre Ali'yi sevmeyenler Müslüman değildirler. Bu partiden, önce Galiye kolu türemiştir. Bu kolun adına kurucusu Abd Allah b.Saba'dan ötürü Sebeiye de denilmektedir. Galiye tarikatına bağlı olanlara göre Ali, Tanrı'dır ve bulutlar üstünde oturmaktadır. Bir gün yeryüzüne inerek dünyayı düzeltecektir. Gökgürlemesi Ali'nin sesi, yıldırım Ali'nin kamçısıdır. Haram denilen şeylerin, gizli anlamlarında, hepsi helaldır. Şia partisinden türeyen ikinci kol İmamiye adını taşır. Bunlara özel olarak Rafızi de denilmektedir. Bu terim, Arapçada terketmek anlamındaki rafaza sözcüğünden türetilmiştir. Rafızilik, genel olarak bütün Şiileri adlandırır ve Ebu Bekir'le Ömer'in imamlıklarını yadsımayan başkanları terkedenler anlamındadır. İmamiye tarikatından üç kol türemiştir : Şeyhiye, Keşfiye, İsna aşeriyye... Şiiliğin üçüncü büyük kolu, Ali'nin torunu ve İmam Zeynelabidin'in oğlu Zeyd'in kurduğu Zeydiye tarikatıdır. Bu anlayışa göre İmamlık, Fatma'nın soyuna özgüdür. Fatma'nın soyundan gelen Fatımiler X. yüzyılda güçlü bir imparatorluk kurmayı başarmışlardır. Zeydiye tarikatından şu kollar türemiştir : Garudiyye, Süleymaniyye, Salihiyye... Önemli sayılan bu üç kolun dışında da Şiilikten şu ikinci derecede kollar türemiştir : Kamiliye, Ulkaniye, Nusayriye, Cenasiyye, Gurabiyye, Rezamiyye, Zerrariyye, Müteveffiziyye, Bedaiyye, Benaniyye... Bununla beraber Şiiliğin bütün kolları sıralanmayacak kadar çoktur. Bk. Müslümanlık.



Ana sayfaya dönüş