Felsefe Ansiklopedisi                                                       Kurtuluş Cephesi İnternet Sayfası

kurcephe@kurtuluscephesi.org
erisyay@kurtuluscephesi.org

ALTYAPI :

      (Os. Altbünye, Fr. İnfrastructure) Bir toplumun sosyo-ekonomik temeli... Eytimşel ve tarihsel özdekçiliğe göre insanlığın ilk hareketi, insanların yaşayabilmek için yaptığı üretim hareketidir. Hayvanlar doğada bulduklarıyla yaşarlar, insanlarsa yaşayabilmek için üretirler. Bu üretim sürecinde insanlar insanlar arasında zorunlu ilişkiler kurulur. Altyapı, bu üretim ilişkilerinin tümüdür. Üretim ilişkileri, toplumun ekonomik yapısını meydana getirir. İnsanların bütün öteki davranışları, bu ilk insanca davranışının üstünde yükselirler. İnsanlar önce yaşarlar, sonra yaşadıklarının düşüncelerini edinirler. Hem de nasıl yaşıyorlarsa öyle düşünceler edinirler, bir kulübede bir saraydakinden başka türlü düşünülür. Çiftçi, çiftçi gibi düşündüğünden çiftçi olmuş değildir, tersine, çiftçi olduğu için çiftçi gibi düşünmektedir. Demek ki siyasal, hukuksal, dınsel, felsefel, estetik, ideolojik vb. üstyapı oluşumları hep bu altyapı oluşumuna göre biçimlenir. Köleci üretim ilişkilerinin, eşdeyişle köleci altyapının siyasal, hukuksal, ahlaksal vb. düşünceleri köleci düzenin gereklerine uygun olarak; feodal üretim ilişkilerinin, eşdeyişle feodal altyapının siyasal, hukuksal, ahlaksal vb. düşünceleri feodal düzenin gereklerine uygun olarak meydana gelir. Altyapı temel belirleyicidir, ama üstyapı da altyapıyı etkiler ve değiştirir. Örneğin kölci üretim ilişkilerinde anamalcı hukukun, anamalcı üretim ilişkilerinde feodal ahlakın gerçekleşmesi ve geçerliği olanaksızdır. Metafiziğin sonsuz, saltık, her zaman ve her yerde geçerli sandığı üstyapı oluşumları (Siyasa, hukuk, ahlak, din vb.) altyapı oluşumuna uygun olarak hep değişmiştir ve değişmektedir. Ne var ki bu değişmler aynı hızda değildir, altyapı değişirken üstyapı kurumları daha bir süre devam eder. Bundan başka üstyapı kurumları birtürden değildir. Örneğin anamalcı üretim ilişkilerinde siyasal, ahlaksal, felsefesel görüşler iki uyuşturulmaz sınıfın karşıtlığnı yansıtır. Paroleteryanın siyasal, hukukasal, felsefesel görüşleriyle burjuvazinin siyasal, ahlaksa, felsefesel görüşleri sürekli olarak birbirleriyle çatışırlar. Topluman ilerici yapının üstyapı oluşumları, altyapıyı etkiler ve değiştirir. Buna karşı toplumun gerici yanının üstyapı oluşumları altyapının değişmesine karşı koymaya çalışır, onu engellemeye ve durdurmaya çabalar. Alyapıyla üstyapıdaki değişmelerin birbirine uygunluğu, ancak, sosyo-ekonomik bir biçimin başka bir sosyo-ekonomik biçime dönüşmesiyle gerçekleşir. Altyapıyla üstyapının karşılıklı etkileşimi üstünde tarihse ve eytişimsel özdekçiliğin kurucularından Engels, Joseph Bloch'a 21 Eylül 1890'da Londra'dan şuları yazmıştır :
      "Maddeci tarih görüşüne göre, tarihin belirleyici etkeni, son çözümlemede, gerçek yaşamın üretimi ve yeniden üretimidir. Ne Marx, ne ben, bunun ötesinde bir şey söylemedik. Ama biri çıkar da bu deyişle, ekonomik etken tek belirleyici etkendir anlamını yamamaya kalkışırsa onu soyutlaştırır ve saçmaya indirger. Ekonomik altyapı etkendir ama ideolojik üstyapı da etkendir. Bütün bu etkenler, karşılıklı etken halindedir. Ekonomik hareket, sonsuz raslantılar arasında beliren bir zorunluk gibi, bu etkenler içinde kendi yolunu açar... Kendi tarihimizi kendimiz yapıyoruz ama bunu belirlenmiş öncüler ve koşullar içinde yapıyoruz. Bütün bu öncüler ve koşullar içinde, son çözümlemede, belirleyici olan ekonomik koşullardır. Ama siyasal vb. koşullar, hatta insan beyinlerine yapışan gelenekler bile, temel olmamakla beraber bunda rol oynarlar... Yoksa, Kuzey Almancasının ses uyumundaki değişikliği, gülünç olmadan, ekonomik açıdan açıklamak mümkün değildir... Gençlerin ekonomik açıya gereğinden çok önem vermelerinin sorumluluğu Marx'a ve bana aittir. Düşmanlarımızın yadsımaya çalıştıkları başlıca ilkede direnmek zorundaydık. Bu yüzden karşılıklı etkiye katılan bütün etkenlere layık oldukları yeri vermeye, her zaman, fırsat bulamadık... Ne yazık ki, yeni bir kuramın başlıca ilkeleri kavranınca bunların kolaylıkla kullanılabileceği sanılır. Bu, her zaman doğru değildir. Birtakım anlaşılmaz şeyler söyleyen yeni Marksistlerimizin çoğunu bu sözümün dışında tutmayacağım".
      Marksçı dilde altyapı'ya temel (Fr. Base) de denir. Bu temeli eşdeyişle üretim ilişkileri insan bilincinden bağımsız olarak kurulmuştur. Bk. Üstyapı, Üretim İlişkileri, Tarihsel Özdekçilik, Eytişimsel Özdekçilik.




Ana sayfaya dönüş